Sağlıklı Gelecek Paneli

Üniversitemiz Tıp Fakültesi tarafından 08.05.2014 tarihinde düzenlenen “Sağlıklı Gelecek” konulu panel, konferans salonunda gerçekleştirildi. İki oturum şeklinde düzenlenen panelin ilk oturum konuşmacıları olarak Prof. Dr. İdris Şahin, Tıp Fakültesi öğrencisi Yüksel Nurgül Keskin ve Hakan Çelebi; ikinci oturumda ise Doç. Dr. Adnan Özçetin, Öğrenci Zeynep Aybikem Sağlam ve Öğrencimiz Gör. Onur Alkan konuşmalarını gerçekleştirdiler. Panele, Düzce Merkez Ticaret Meslek Lisesi, Düzce Anadolu Sağlık Meslek Lisesi ve Düzce Anadolu Fatih Endüstri Meslek Lisesi öğrencileri konuk olarak katıldı.
Öğrencimiz Hakan Çelebi ilk olarak sağlıkta acil konusunu işlerken öncelikle olaylar karşısında soğukkanlı bir şekilde hareket edilerek bireyin kendi güvenliğini sağlaması gerektiğini daha sonraki safhada 112’yi aramamız gerektiğini belirtti. Kazaların % 44’lük bölümünün ev kazaları olduğunu belirten Çelebi, bunun yanı sıra elektrik çarpması, soba zehirlenmesi, solunum yolu tıkanıklıkları ve temizlik ürünlerindeki ilaçlardan kaynaklanan zehirlenmelerin acil müdahale gerektirdiğini ve bu durumlarda nasıl ilk yardım yapılacağını gösterdi.
Prof. Dr. İdris Şahin, keneler yoluyla insanlara bulaşan Kırım-Kongo kanamalı ateşi rahatsızlığının tehlikeli sonuçlara sebebiyet verdiğini söyleyerek, kenenin üstüne kimyasal dökülmemesi ve en yakın sağlık kuruluşundan yardım alınması gerektiği belirtti.
Öğrencimiz Yüksel Nurgül Keskin, antibiyotiklerin halk tarafından yanlış kullanımı sonucunda vücutta antibiyotik direnci oluştuğunu belirterek aynı zamanda obeziteye ve ölümcül nedenlere yol açtığını dile getirdi.
Doç. Dr. Adnan Özçetin, kişilik bozukluklarının kişilerin içine attıkları sorunlar sonucunda bireyde kişilik bozukluklarına sebebiyet verdiğini ve özellikle bu konuda rehber öğretmenlerimize büyük görevler düştüğünü ifade ederek, rehber öğretmenlerin yönlendirmesiyle psikiyatri servislerine başvurulması gerektiği vurguladı. Aile içindeki sorunlar, aile içi şiddet, ani korku, disiplin, çocuklara uygulanan ceza ve sözlü hakaretlerin çocuklarda kişilik bozukluklarına, davranış bozukluklarına ve kekemeliğe sebep olduğunu belirten Özçetin, kişilik bozukluklarının, intihara, boşanmalara, eğitimde başarısızlığa ve iş hayatında düzensizliklere yol açtığını söyledi.
Öğrencimiz Zeynep Aybikem Sağlam, “Hepimizin kendini kötü hissettiği zamanların olduğunu bunun sonucunda da depresyonda mıyız değil miyiz sorusuyla karşılaştığımızı ifade ederek, bu soruya bir cevap bulmak için mutlaka bir doktora başvurulması gerektiğini açıkladı.
Öğrencimiz Onur Alkan, her yıl madde ve alkol kullanımının direkt olarak depresyona sebep olduğunu özellikle bayanlarda her 10 kadından birinde doğum sonrası depresyonun görüldüğünü ifade ederek depresyonun tedavisinin mümkün olduğunu ve ilaç tedavilerinin bu süreci hızlandırdığını söyledi.Öğrencimiz Hakan Çelebi ilk olarak sağlıkta acil konusunu işlerken öncelikle olaylar karşısında soğukkanlı bir şekilde hareket edilerek bireyin kendi güvenliğini sağlaması gerektiğini daha sonraki safhada 112’yi aramamız gerektiğini belirtti. Kazaların % 44’lük bölümünün ev kazaları olduğunu belirten Çelebi, bunun yanı sıra elektrik çarpması, soba zehirlenmesi, solunum yolu tıkanıklıkları ve temizlik ürünlerindeki ilaçlardan kaynaklanan zehirlenmelerin acil müdahale gerektirdiğini ve bu durumlarda nasıl ilk yardım yapılacağını gösterdi.
Prof. Dr. İdris Şahin, keneler yoluyla insanlara bulaşan Kırım-Kongo kanamalı ateşi rahatsızlığının tehlikeli sonuçlara sebebiyet verdiğini söyleyerek, kenenin üstüne kimyasal dökülmemesi ve en yakın sağlık kuruluşundan yardım alınması gerektiği belirtti.
Öğrencimiz Yüksel Nurgül Keskin, antibiyotiklerin halk tarafından yanlış kullanımı sonucunda vücutta antibiyotik direnci oluştuğunu belirterek aynı zamanda obeziteye ve ölümcül nedenlere yol açtığını dile getirdi.
Doç. Dr. Adnan Özçetin, kişilik bozukluklarının kişilerin içine attıkları sorunlar sonucunda bireyde kişilik bozukluklarına sebebiyet verdiğini ve özellikle bu konuda rehber öğretmenlerimize büyük görevler düştüğünü ifade ederek, rehber öğretmenlerin yönlendirmesiyle psikiyatri servislerine başvurulması gerektiği vurguladı. Aile içindeki sorunlar, aile içi şiddet, ani korku, disiplin, çocuklara uygulanan ceza ve sözlü hakaretlerin çocuklarda kişilik bozukluklarına, davranış bozukluklarına ve kekemeliğe sebep olduğunu belirten Özçetin, kişilik bozukluklarının, intihara, boşanmalara, eğitimde başarısızlığa ve iş hayatında düzensizliklere yol açtığını söyledi.
Öğrencimiz Zeynep Aybikem Sağlam, “Hepimizin kendini kötü hissettiği zamanların olduğunu bunun sonucunda da depresyonda mıyız değil miyiz sorusuyla karşılaştığımızı ifade ederek, bu soruya bir cevap bulmak için mutlaka bir doktora başvurulması gerektiğini açıkladı.
Öğrencimiz Onur Alkan, her yıl madde ve alkol kullanımının direkt olarak depresyona sebep olduğunu özellikle bayanlarda her 10 kadından birinde doğum sonrası depresyonun görüldüğünü ifade ederek depresyonun tedavisinin mümkün olduğunu ve ilaç tedavilerinin bu süreci hızlandırdığını söyledi.